Etkinlikler

Etkinlikler

Mevzuat ve İletim Sistem Altyapısı Çalıştayı

 

"Mevzuat ve İletim Sistem Altyapısı Çalıştayı" 20-21 Mayıs 2014 tarihlerinde Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Çalıştay boyunca konuşulanlar Türkiye’yi bir doğal gaz ticaret merkezi yapma amacıyla doğal gaz piyasasının finansal, yasal yönlerden incelenmesini içermekteydi. Avrupa’nın önde gelen enerji piyasası örnekleri ışığında Türkiye doğal gaz piyasasının gelişimi için atılması gereken hukuki ve teknik adımların neler olduğu tespit edildi.

20 Mayıs 2014 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen “Türkiye’nin Enerji Ticaret Merkezi Olma Potansiyeli ve Karşılaşılan Zorluklar Yuvarlak Masa Toplantısı”’nda, Türkiye doğalgaz piyasasının liberalleşmesi ve Türkiye’nin bir hub olması sürecinde BOTAŞ’ın ayrıştırılması konusu ve piyasadaki kısıtların giderilme gereksinimi ele alındı. Bir beyin fırtınası şeklinde gerçekleşen toplantıda, Tükirye doğalgaz piyasasının özelleşmesi ve liberalleşmesinin önemi vurgulanırken, BOTAŞ’ın yapısı, fiyat mekanizmaları, çapraz sübvansyionlar ve bir hub olmanın kısıtlarına değinildi.

 

Toplantının ana teması Türkiye doğalgaz piyasasının liberalleşmesiydi. PETFORM Türkiye’nin doğalgaz arz konusunda buluşabileceği noktanın ancak tam liberalizasyon süreciyle olabileceğini düşünen bir kuruluş; bu kuruluşun liberalleşmeye sıcak bakmasının yanı sıra liberalleşmeye çok sıcak bakmayan görüşler de vardı. Ancak genel kanı liberalleşmenin doğalgaz piyasasında gerekli olduğu yönündeydi. Öncelikle piyasada dominant bir pozisyonda olan BOTAŞ’ın yapısı ele alındı. BOTAŞ’ın dominant yapısı piyasanın liberalleşmesine büyük bir engel ve çoğu toplantı katılımcılarına göre BOTAŞ’ın en kısa süre içerisinde ayrıştırılması lazım. Zira 1999-2000’li yıllarda doğalgaz piyasası kanunu yapılırken BOTAŞ’ın ayrıştırılması konusu tartışılmıştı ancak o zaman ortaya koyulan yapı bugün artık geçerliliğini yitirdi. Bu nedenle piyasanın liberal bir yapıya kavuşabilmesi için öncelikle BOTAŞ’ın görevlerinin ayrıştırılması gerekiyor. 3’lü bir yapıdan bahsediliyor: kontratlar ve ticaret ayrı bir yapı, iletim sistemi ayrı bir yapı ve depo ayrı bir yapı olarak düşünülüyor. Bu yapının 2’ye bölünmesi gerektiğini savunanlar da var. Bunun yanı sıra BOTAŞ’ın ticaretten çekilmesi önerildi ve 9 şirkete bölünmesi de savunuldu. İletim şirketi, petrol taşıma şirketi ve kontratlar bazında her kontratın da ayrı ayrı bölünmesi gerektiğine, ayrı bir şirket olarak yapılanması gerektiğine değinildi. Ancak BOTAŞ’ın ayrıştırılması yapılırken bunun ekonomide Türkiye’nin ekonomik büyümesine paralel olarak alınacak tedbirlerle paralel olarak yapılması gerektiği savunuldu.

 

BOTAŞ’ın yanı sıra sektörde EPDK’nın da üstlendiği rol oldukça önemli. EPDK en az 2 yıldır Meclisin gündeminde olan mevcut 4646 sayılı doğalgaz piyasası kanun taslağında ilgili değişikliğinde rol alıyor. Bir denetleyici olarak sektörde EPDK’nın aktif bir şekilde rol alması gerekiyor.

 

BOTAŞ’ın ayrıştırılması hem yatırım ve arz güvenliğini sağlar, hem de çapraz sübvansiyonları önlemek için gerekli. Doğalgaz piyasasında dağıtım alanında yapılan liberalleşmenin özellikle toptan satış alanında yoğunlaşması önemlidir. BOTAŞ’ın dışında diğer enerji kitlerini de yatırım yapma, personel politikaları açısından serbest bırakılması gerektiği savunuldu.

 

Toplantıda BOTAŞ’tan katılımcı olmadığına dikkat çekildi, olsaydı onların da fikirlerini almanın faydalı olabileceği söylendi.

 

Liberalleşme, bir doğalgaz ticareti merkezi, yani Gas Hub olabilmek için gerekli ön koşuldur. Projenin asıl amacı olan Türkiye’yi bir Gaz Ticaret Merkez yapmak olduğundan toplantıda Gas Hub’ının tanımının önemi vurgulandı. Hub’ın hem bu transit ülke hem de ticaret yapılan pazar anlamına gelebileceğini, bu konuda hem fikir olunması gerektiğine değinildi. Bunun yanı sıra Hubı oluşturabilmek için gerekli olan koşullar tartışıldı: Gas Hubı olabilmek için öncelikle piyasada bazı koşulların gerçekleşmesi lazım: fiziki engellerin ortadan kaldırılması, depolama kapasitelerinin oluşturulması, altyapı eksikliklerinin giderilmesi, short-term transaction’ların olabilmesini teminen bir takım şartların sağlanması lazım.

 

Liberalleşmenin ve dolayısıyla bir Gaz Hubı olmanın önünde bazı kısıtlar var. Bunlardan en önemlisi çapraz sübvansiyonlar. Çapraz sübvansiyonlar fiyatların serbestçe oluşmasını engelliyor. Oysa serbest bir pazar fiyatın arzın taleple serbestçe kesişip oluştuğu bir yer olarak tanımlanır. Oysa mevut doğalgaz piyasasında fiyat sinyalleri mevcut değil, fiyatlar çok değişken, bu da piyasaya girişleri engelliyor. Bunun yanı sıra gün öncesi piyasaya endeksli bir vadeli işlemler piyasasının eksikliği de var. Bu da likidite fiyatlarının düşmesine yol Piyasada ticari enstrümanların yokluğu büyük bir kısıt.

 

Liberalleşmenin önünde hukuki engeller gibi başka engeller de var. Farklı lisansların olması: ithalat lisansı, ihracat lisansı veya toptan satış lisansı; süreçlerin uzamasına yol açıyor ve bir kısıt oluşturuyor. Toplantıda bir diğer bariyer olan kapasite kısıtlarına da değinildi.

 

Toplantıda bir diğer önemli konu ise arz güvenliğiydi. Arz güvenliği Türkiye’deki mevcut doğalgaz piyasasında sağlanamamaktadır. Arz güvenliğinin anlamı tartışıldı ve Türkiye’nin arzı sağlaması ile ilgili ciddi sorular gündeme getirildi: Türkiye kısa kontratlar mı kullanacak? Türkiye yatırımları çekmek için ne yapmayı düşünüyor? Türkiye rekabet edebilir bir sanayiyi nasıl temin edebilecek? Bir diğer konu ise depolamaydı. Depolamanın öneminden söz edildi ve depolama ihtiyacının Türkiye’de doğalgaz piyasasında çok geri kaldığı belirtildi. Şu anda depolama sorumluluğunun yalnızca BOTAŞ ve kamuda olduğuna dikkat çekildi ve özel sektörün de bu sorumluluğu taşıması gerektiği savunuldu.